|
Katma
protokol
TÜRKİYE-AET ORTAKLIĞININ
GEÇİŞ DÖNEMİ
22 Temmuz 1971
Katma Protokol, Geçiş Dönemi’nin uygulanmasına
ilişkin şartları, usulleri, sıra ve süreleri
belirlemektedir.
Protokol’ün "dibacesi"nde yeralan ilkeler,
Akit taraflar arasında "karşılıklı ve dengeli
yükümlülükler"in esas olması;
Türkiye ile Topluluk arasında bir gümrük birliğinin
giderek yerleştirilmesi;
Ortaklığın iyi işlemesi amacıyla tarafların ekonomi
politikalarının yakınlaştırılması ve ortak
faaliyetlerin geliştirilmesinin sağlanması.
olarak sıralanmaktaır.
A. Katma Protokol’ün Kapsamı
Gümrük Birliği esasına dayandırılmış bulunan ve 64
maddeden meydana gelen Katma Protokol, malların
serbest dolaşımını gerçekleştirecek usul, sıra ve
süreler de dahil olmak üzere, kişilerin, hizmetlerin,
sermayenin serbest dolaşımı; ulaştırma, rekabet,
vergileme ve mevzuatın yakınlaştırılması; ekonomi ve
ticaret politikalarının uyumlu hale getirilmesi
konularını hükme bağlamaktadır.
B. Niteliği
Katma Protokol’ün ekonomik, sosyal ve siyasi
niteliği Ankara Anlaşması ile paralellik göstermekte
ve Protokol, Ankara Anlaşması’nın ekini
oluşturmaktadır.
Ankara Anlaşması’nın 4 üncü, Geçici Protokol’ün 1
nci maddesine dayanılarak hazırlanan Katma Protokol,
bir "Uygulama Anlaşması" dır. Zira, Ankara
Anlaşması’nın belirlediği genel çerçeve, Katma
Protokol ile doldurulmuş ve uygulamaya geçilmiştir.
Katma Protokol, doktrinde "Geçici Anlaşma" (interim
agreement) olarak ifade edilmektedir. Bu çerçevede,
sözkonusu Protokol’ün tam üyelik öncesi dönemi
düzenleyen bir anlaşma olduğu kabul edilmektedir.
Ankara Anlaşması’nın 30 uncu maddesine göre Katma
Protokol ve aşağıda belirtilecek olan diğer belgeler
Ankara Anlaşması’nın "ayrılmaz parçalarıdır" ve aynı
hukuki değere sahiptirler.
KATMA PROTOKOL’UN KAPSAMI
A. MALLARIN SERBEST DOLAŞIMI
GÜMRÜK BİRLİĞİ
TÜRKİYE VE TOPLULUK ARASINDA GÜMRÜK VERGİLERİNİN
KALDIRILMASI
ORTAK GÜMRÜK TARİFESİNİN TÜRKİYE TARAFINDAN KABULÜ
AKİT TARAFLAR ARASINDA MİKTAR KISITLAMALARININ
KALDIRILMASI
ORTAK TARIM POLİTİKASININ UYGULAMA ALANINA KONULMASI
B. KİŞİLERİN VE HİZMETLERİN SERBEST DOLAŞIMI
İŞÇİLER
YERLEŞME HAKKI, HİZMETLER VE ULAŞTIRMA
C. EKONOMİ POLİTİKALARININ YAKLAŞTIRILMASI
REKABET, VERGİLEME VE MEVZUAT YAKLAŞTIRILMASI
EKONOMİ POLİTİKASI
C. Yürürlüğe Girmesi
Katma Protokol, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 5
Temmuz 1971, T.C. Senatosu’nda da, 22 Temmuz 1971
tarihinde onaylandıktan sonra, 1 Eylül 1971
tarihinde kanunlaştırılmış ve Ankara Anlaşması’nda
olduğu gibi, 30 Eylül 1971’de GATT’a sunulmuştur.
Sözü edilen Protokol üye ülke parlamentolarında da
onaylandıktan sonra,
1 Ocak 1973’te yürürlüğe girmiştir (Ancak, Katma
Protokol’ün ticari hükümleri "geçici anlaşma" ile
1.9.1971 tarihinde yürürlüğe konmuş ve AT’nun
yükümlülükleri bu tarih itibariyle başlatılmıştır).
İkinci Mali Protokol
Türkiye’nin kalkındırılmasını hızlandırmak amacıyla,
Katma Protokol ile birlikte imzalanan İkinci Mali
Protokol, Türkiye’ye 195 milyon ECU’lük bir kredi
açmaktadır.
Sözkonusu kredinin şartları doğrultusunda, düşük
karlı ya da karsız sosyal amaçlı ve uzun vadeli
yatırımlar için 8 yıl ödemesiz 30 yıl vade ve % 2,5
faiz oranı uygulanacak; normal karlılıktaki projeler
için ise, vade ve ödemesiz dönem projeye göre tesbit
edilecek, faiz oranı ise % 4,5 olacaktır.
Mali Protokol’ün 8 inci maddesine göre, AET ayrıca
25 milyon ECU’lük ek bir kredi açma imkanlarını da
araştıracaktır.
Aralık 1982 itibariyle tamamı kullanılan 195 milyon
ECU’lük kredinin 175 milyon ECU’lük kısmı kamu
sektörü, 20 milyon ECU’lük kısmı ile ek 25 milyon
ECU’lük kredi ise, özel sektör tarafından
kullanılmıştır.
AKÇT yetki alanına giren maddelerle ilgili anlaşma
Ankara Anlaşması’nın Avrupa Toplulukları’ndan sadece
AET ile yapılmış olan bir Anlaşma olması nedeniyle,
Türkiye-AET ticaretine konu bir kısım ürünler,
AKÇT’nin yetki alanına girmekte, Ankara
Anlaşması’nın kapsamı dışında kalmaktadır. Bu
ürünlere (bazı demir ve çelik ürünleri) uygulanmak
üzere yine Katma Protokol ile birlikte AKÇT ile
ilgili bir çerçeve anlaşma imzalanmıştır.
Ancak, sözkonusu Anlaşma’da; uygulama usul, süre ve
şartlarının sonradan yapılacak bir düzenleme ile
saptanması hükmünün yer alması ve 1995 yılına kadar
bu düzenlemenin yapılmamış olması nedeniyle, AKÇT
kapsamındaki ürünler açısından Türkiye ile Avrupa
Birliği arasında tavizli bir ticaret rejimi
uygulamaya konulamamıştır.
1994 yılında, Gümrük Birliğine geçiş çalışmalarının
ivme kazanmasıyla birlikte sözkonusu çerçeve
Anlaşma’nın hayata geçirilmesi amacıyla müzakarelere
başlanmış ve 21 Aralık 1995 tarihinde parafe edilen
Serbest Ticaret Anlaşması, 1 Ağustos 1996 tarihinde
yürürlüğe girmiştir.
Son Senet
Son Senet ile Katma Protokol, Mali Protokol ve
Anlaşma’nın tarafların tam yetkili temsilcileri
tarafından 23 Kasım 1970 tarihinde imzalandığı
hususları tespit edilmektedir.
Uyum Protokolleri
İngiltere, Danimarka ve İrlanda’nın AET’ye tam
üyeliklerinin, 1 Ocak 1973’te başlaması ile birlikte,
Türkiye’nin ortaklığının bu üç yeni üye ülkeye de
yaygınlaştırılmasını sağlama konusu gündeme
gelmiştir. Bu amaçla bir "Tamamlayıcı Protokol"
hazırlanması çalışmalarına, 1971’den itibaren
başlanılmış, 21 Mayıs 1973 tarihli toplantıda
anlaşmaya varılmış ve 30 Haziran 1973 tarihinde de
aşağıdaki uyum protokolleri imzalanmıştır.
Tamamlayıcı Protokol,
AKÇT Yetki Alanına Giren Maddelere İlişkin
Tamamlayıcı Protokol,
Tamamlayıcı Protokol’ün ticari hükümlerinin önceden
yürürlüğe konmasını sağlayacak bir Geçici Anlaşma.
Tamamlayıcı Protokol, Türkiye’nin istekleri
doğrultusunda, sadece teknik, hukuki bir anlaşma
olarak düzenlenmemiş; genişlemenin doğurduğu yeni
şartlar sebebiyle, Katma Protokol’deki
yükümlülüklerimize ilişkin bazı "esneklik tedbirleri"
de getirmiştir.
Diğer taraftan, Yunanistan’ın Topluluğa katılmasını
takiben, Yunanistan ile ülkemiz arasında, 20 Nisan
1988 tarihinde kısaca "Uyum Protokolü" olarak da
adlandırılan;
"Helen Cumhuriyetinin Topluluğa Katılması
Dolayısıyla Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu
Arasında Ortaklık Kuran Anlaşmaya Ek Protokol" ve
"Helen Cumhuriyetinin Topluluğa Katılması
Dolayısıyla AKÇT’nin Yetki Alanına Giren Maddelere
İlişkin Anlaşma ile İlgili Protokol"
imzalanmıştır.
Sözkonusu Protokol ülkemiz tarafından, 28.5.1988
tarihinde onaylanmış, ancak onay işlemlerinin iki
taraf açısından da tamamlanmasına kadar geçecek
sürenin uzaması ihtimaline karşı, karşılıklı olarak
alınacak otonom tedbirlerle, Yunanistan’ın Türkiye
ile ticaretinde Türkiye-AET Ortaklık Anlaşması’ndan
kaynaklanan hükümlerin, 1 Ocak 1989 tarihinden
itibaren uygulanması sağlanmıştır.
İspanya ve Portekiz’in 1986 yılında Topluluğa
katılması sonucu ise, 23 Temmuz 1987’de imzalanan:
"İspanya Krallığı ile Portekiz Cumhuriyetinin
Topluluğa Katılmalarından Dolayı Türkiye Cumhuriyeti
ile AET arasında Ortaklık Yaratan Anlaşmaya İlişkin
Protokol’,
"İspanya Krallığı ve Portekiz Cumhuriyetinin
Topluluğa Katılmalarından Dolayı Türkiye Cumhuriyeti
ile AKÇT Üyesi Ülkeler Arasında AKÇT’nin Yetki
Alanına Giren Maddelerle İlgili Anlaşmaya İlişkin
Protokol" ve
"Türkiye Cumhuriyeti ile AET arasındaki Ortaklık
Anlaşması’nı Tamamlayıcı Protokol",
1 Nisan 1988 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek
üzere onaylanmıştır.
Gerek Yunanistan, gerek İspanya ve Portekiz’in
Topluluğa katılmalarını takiben gerçekleştirilen bu
Protokoller incelendiğinde, 1.1.1981 tarihinde
Topluluğa tam üye olmasına karşın, Yunanistan’la bir
Uyum Protokolü’nün, ancak, 1988 yılında ve konunun
daha ziyade siyasi önemi gözönünde tutularak
gerçekleştirilebildiği görülürken, İspanya ve
Portekiz’in katılmaları dolayısıyle gerçekleştirilen
Protokollerin, daha fazla teknik ayrıntıya yer
verdiği ve bu ülkelerle ülkemiz arasındaki ticaretin
içinde yürüyeceği koşulların ayrıntılarıyla tespit
edildiği gözlenmektedir.
Tarafların Katma Protokol’den Kaynaklanan
Yükümlülükleri
Katma Protokol, ekonomik ve sosyal hayatın her
alanına ilişkin hükümler içermekle birlikte, Gümrük
Birliği’nin gerçekleştirilmesine yönelik bölümlere
ağırlık verilmiştir.
Katma Protokol, AKÇT ve EURATOM ürünlerine ilişkin
hüküm ihtiva etmemekte, yalnızca AET’nin yetki
alanına giren ürünlere ilişkin düzenlemeler
içermektedir.
Malların Serbest Dolaşımına İlişkin Yükümlülükler
A. Sanayi Mamulleri
i. Türkiye ve Topluluk arasında gümrük vergileri ile
eş etkili vergi ve resimlerin kaldırılması ve
Türkiye’nin OGT’ne uyumu
Gümrük Birliği’nin esasını teşkil eden gümrük
vergileri ile eş etkili vergi ve resimlerin
kaldırılması, Türkiye’nin Topluluğun OGT’ne uyumu ve
miktar kısıtlamalarının kaldırılması, Katma
Protokol’ün 7-35 inci maddelerinde düzenlenmiştir.
Protokole göre, Topluluğun Türkiye’den ithal edilen
sanayi mamullerine uyguladığı gümrük vergileri ve
miktar kısıtlamalarını Protokol’ün yürürlüğe girdiği
tarihte sıfıra indirmesi öngörülmektedir.Katma
Protokol, Topluluk açısından gümrük vergilerinin
kaldırılması konusunda 4 istisna getirilmiştir.
Bunlar, bazı petrol ürünleri, perakende satışa
arzedilmeyen pamuk ipliği, diğer işlenmiş pamuklu
dokumalar, yün ya da ince hayvan kılından yapılma
makina halılarıdır.
Türkiye ise, Topluluk çıkışlı sanayi mallarına (AKÇT
ve EURATOM hariç) karşı uyguladığı gümrükleri, 1973
yılından başlamak üzere, geçiş döneminde dış rekabet
gücü kazanacağı düşünülen üretim dallarında 12 yıl,
daha uzun bir süre sonunda dış rekabete açılabilecek
sektörlerde ise, 22 yıl sonunda Topluluğun Ortak
Gümrük Tarifesi ile aynı düzeye indirmekle
yükümlüdür. Bu kapsamda iki liste hazırlanmış ve bu
listeler 12 ve 22 yıllık listelerde yer alan ürünler
olarak tanımlanmıştır.
Katma Protokol’ün 17 ve 18 nci maddeleri Türkiye’nin
OGT’ne uyum takvimini içermektedir.
ii. Miktar kısıtlamalarının kaldırılması
Protokol uyarınca, Topluluğun geçiş döneminin ilk
gününden itibaren Türk sanayi ürünlerine karşı
uyguladığı bütün miktar kısıtlamalarını ve eş etkili
tedbirleri kaldırması gerekmektedir.
Türkiye, Topluluk çıkışlı özel ithalatının 1967
yılında gerçekleşen miktar kadarlık bölümünü
kademeli olarak, libere ederek bunu Topluluğa
konsolide etmekle, başka deyişle, bir daha
sınırlamaya tabi tutmamakla yükümlüdür.
B. Tarım Ürünleri
Katma Protokol’ün 33/2 ve 3 üncü maddeleri
Topluluğun genel mükellefiyeti olarak Türkiye’nin
Topluluk Ortak Tarım Politikası’na uyum sürecinde,
Türk tarımının çıkarlarını gözönünde tutacağını,
Ortak Tarım Politikası’nda meydana gelecek gelişme
ve değişiklikleri Türk tarafına bildireceğini hükme
bağlamaktadır.
Protokol’ün 33/1 nci maddesinde ise, "22 yıllık bir
dönem içinde Türkiye, tarım ürünlerinin Türkiye ve
Topluluk arasında serbest dolaşımını için Türkiye’de
uygulanması gerekli Ortak Tarım Politikası
tedbirlerini bu dönemin sonunda alabilmek amacıyla,
kendi tarım politikasının uyumu yoluna gider"
şeklindeki hükümle tarım alanındaki serbest
dolaşımın gerçekleştirilebilmesi için, Türk tarım
politikasının OTP’na uyumu zorunlu kılınmaktadır.
Öte yandan, Protokol’ün 35 nci maddesi uyarınca
taraflar, birbirlerine, tarım ürünleri alışverişleri
için kapsamı ve usulleri Ortaklık Konseyi tarafından
tespit edilecek olan tercihli bir rejim
tanıyacaklardır.
Kişilerin Serbest Dolaşımı
Katma Protokol, Topluluk ile Türkiye arasında,
gümrük birliğini aşan bir ekonomik bütünleşme
öngörmüştür. Bu nedenle, malların serbest dolaşımına
ilişkin hükümlerle yetinmeyip, aynı serbestiyi
sermaye, işgücü ve hizmetler açısından da
öngörmüştür. Ancak, bu konulara ilişkin hükümler,
çoğunlukla bağlayıcı olmamış ve geleceğe yönelik
dilekler olarak ifade edilmiştir.
Protokol’ün 36 ncı maddesine göre, Türkiye ile
Topluluk arasında işçilerin serbest dolaşımı, Ankara
Anlaşması’nın yürürlüğe girişinden sonraki 12 nci ve
22 nci yıl arasında kademeli olarak gerçekleşecek,
buna ilişkin usuller ise, Ortaklık Konseyi
tarafından kararlaştırılacaktır. Yine aynı madde
uyarınca, bu konuda izlenecek yöntemler, Ankara
Anlaşması’nın 12 nci maddesi çerçevesinde Konsey
tarafından saptanacaktır.
Sermayenin Serbest Dolaşımı
Katma Protokol’ün 50/2 nci maddesi uyarınca, mal ve
hizmet alışverişleriyle sermaye hareketlerine ait
ödemelerin serbestleştirilmesi, miktar kısıtlaması,
hizmet edinimi ve sermaye hareketleriyle ilgili
serbesti prensipleri dahilinde gerçekleştirilir.
Protokol’ün 50/3 ncü maddesine göre, taraflar, Roma
Antlaşması’nın III sayılı ekinde yer alan görünmeyen
işlemlere ait transferlerde uyguladıkları rejimi
daha kısıtlayıcı hale getiremezler. Ancak, Ortaklık
Konseyi’nin bu konuda istisnai karar alma yetkisi
bulunmaktadır.
Türkiye, Topluluk kaynaklı yabancı sermayeye
tanıdığı rejimi kolaylaştırmakla yükümlüdür.
Taraflar, aralarındaki sermaye hareketleri ve buna
ilişkin ödemelere zarar verecek yeni kısıtlama
koymaktan, eskilerini arttırmaktan sakınırlar.
Hizmetlerin Serbest Dolaşımı
Protokol’ün 41/1 nci maddesi uyarınca, taraflar,
karşılıklı olarak yerleşme hakkı ve hizmetlerin
serbest dolaşımına yeni kısıtlamalar getirmemekle
yükümlüdürler. Yerleşme hakkı ve hizmetlerin serbest
dolaşımına ilişkin mevcut kısıtlamalar ise, tedricen
kaldırılacaktır. Bu kısıtlamaların kaldırılması için
uygulanacak yöntem, sıra ve süreler Ortaklık
Konseyince saptanacaktır. Protokol’ün 42 nci
maddesinde ise, ulaştırma sektörü ile ilgili Türk
mevzuatının Topluluk kurallarına uyumu
düzenlenmektedir. Buna göre, Roma Antlaşması ile
tesis edilmiş Topluluk ortak ulaştırma kurallarının
Türkiye’ye teşmil edilmesine dair usuller Ortaklık
Konseyi tarafından saptanacaktır.
|