|
ANKARA
ANLAŞMASI
TÜRKİYE-AET ORTAKLIĞI
12 Eylül 1963
Altı Batı Avrupa ülkesinin aralarında imzaladıkları
Roma Antlaşması'nın 1958 yılında yürürlüğe
girmesinin ardından, 15 Temmuz 1959 tarihinde
Yunanistan, 31 Temmuz 1959 tarihinde de Türkiye
Topluluğa katılmak için müracaat etmiştir.
Türkiye'nin ivedilikle AET'ye bağlanma isteğinin iki
önemli nedeni bulunduğu, zamanın Türk yetkililerince
aşağıdaki şekilde açıklanmıştır:
"Türkiye, uzun dönemde, Batı Avrupa'da kurulabilecek
siyasal bir birliğin dışında kalmak istememektedir.
Öte yandan, Türkiye, gümrük birliği içinde
Yunanistan'a verilecek ticari tavizlerden de yoksun
kalmamak amacındadır".
Türkiye ile AET arasındaki görüşmeler dört yıl
sürmüş ve taraflar arasında bir "ortaklık" kurmuş
olan Ankara Anlaşması, 12 Eylül 1963'de imzalanarak,
1 Aralık 1964 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.
Ankara Anlaşması'nın Amacı ve İlkeleri:
İmzalandığı yer dolayısıyla Ankara Anlaşması olarak
bilinen Ortaklık Anlaşması'nın amacı 2 nci
maddesinde ortaya konulmuştur: "Anlaşma'nın amacı,
Türkiye ekonomisinin hızlandırılmış kalkınmasını ve
Türk halkının istihdam seviyesinin ve yaşama
şartlarının yükseltilmesini sağlama gereğini tümü
ile gözönünde bulundurarak, taraflar arasındaki
ticari, ekonomik ilişkileri aralıksız ve dengeli
olarak güçlendirmeyi teşvik etmektir." (Madde 2/1)
Anlaşma'nın ilkeleri ise giriş bölümünde
sıralanmaktadır.
Hızlandırılmış bir ekonomik kalkınma ve uyumlu bir
biçimde ticaretin arttırılması ile Türk ekonomisi ve
Topluluk üyesi devletler ekonomileri arasındaki
açığı kapatmak,
Türk halkı ile AT üyesi ülke vatandaşları arasında
sıkı bağlar kurmak,
Türk halkının yaşam seviyesinin yükseltilmesi
çabasına destek vermek suretiyle Türkiye'nin ileride
Topluluğa "tam üye" olmasını kolaylaştırmak,
Roma Antlaşması'nın esinlendiği ülküyü birlikte
izleyerek, barış ve hürriyet güvencesini pekiştirmek,
Anlaşma'da, Türk ekonomisinin kalkınmasına yardımcı
olmak üzere, Topluluğun, belli bir sürede Türkiye'ye
ekonomik yardımda bulunmasının gerekliliği de ayrıca
vurgulanmaktadır.
Ankara Anlaşması'nın Kapsamı:
Yukarıda belirtilen amaç ve ilkeleri
gerçekleştirmeyi hedef alan Ankara Anlaşması; Esas
Anlaşma (33 Madde), Geçici Protokol (11 Madde), Mali
Protokol (9 Madde), Son Senet ve işgücü konusunda
taraflar arasında teati edilen mektuplardan
oluşmaktadır. Ankara Anlaşması'na ayrıca, bir adet
Niyet Bildirisi; iki adet Yorum Bildirisi ve F.
Alman Hükümeti'ne ait iki Bildiri eklenmiştir.
Bu belgeler içinde ağırlık "Esas Anlaşma" da olup,
bu Anlaşma ile; ortaklık ilişkisinin amacı, gümrük
birliğinin esasları, tarım, malların, kişilerin,
sermayenin ve hizmetlerin serbest dolaşımı,
ulaştırma, rekabet, mevzuat ile ekonomik ve ticari
politikaların uyumlaştırılması, ortaklık organları,
Türkiye'nin tam üyelik imkanları, ortaklık
ilişkisinde çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümü gibi
konular hükme bağlanmıştır.
Madde 2(2) de ise, gösterilen amaçlara
erişilebilmesini teminen taraflar arasında bir
gümrük birliğinin gittikçe gelişen şekilde
kurulmasını öngörülmektedir. Bu çerçevede, gümrük
birliğine ulaşılması üç aşamalı bir takvime
bağlanmıştır.
Anlaşmaya ek iki Protokol, ortaklık ilişkisinin
hazırlık döneminde AT'nun tek taraflı olarak
Türkiye'ye tanıdığı ticari ve mali ayrıcalıkları
tanımlamaktadır.
Geçici Protokol (Protokol No 1) Türkiye için önem
taşıyan dört ana ihraç malı (tütün, kuru üzüm, kuru
incir, fındık) ile ilgili olarak AT'nun tanıdığı
ayrıcalıklara ilişkin ayrıntılar ile hazırlık
döneminden geçiş dönemine geçişi sağlayacak koşul ve
süreleri belirlemektedir.
2 no'lu Protokolü oluşturan Mali Protokol ise,
Anlaşma'nın 3. maddesinde belirtilen ve hazırlık
dönemi içinde Türk ekonomisinin kuvvetlendirilmesi
suretiyle geçiş ve son dönem şartlarını yerine
getirmesini teminen AET Konseyi tarafından 9 Mayıs
1963 tarihinde Türkiye'ye verilmesi kararlaştırılan
175 milyon ECU'lük kredi ile ilgilidir ve kredinin
uygulama esaslarını içerir.
Hukuki açıdan bakıldığında Roma Antlaşması'nın 238
inci maddesine dayanan Ankara Anlaşması, ortaklık
ilişkisinin temel ilkelerini belirlemektedir.
Ayrıntılar ise, daha sonra imzalanacak olan
Protokollerle tespit edilecektir ki, Anlaşma'nın 30
ncu maddesine göre, bu Protokoller de Ankara
Anlaşması'nın "ayrılmaz parçaları" olarak kabul
edilmiştir.
ANKARA ANLAŞMASI'NIN KAPSAMI
A. İLKELER
B. GEÇİŞ DÖNEMİNİN UYGULAMAYA KONMASI
GÜMRÜK BİRLİĞİ
TARIM
EKONOMİK NİTELİKTEKİ SAİR HÜKÜMLER
C. GENEL VE SON HÜKÜMLER
D. EKLER:
GEÇİCİ PROTOKOL
MALİ PROTOKOL
Ankara Anlaşması'nın Yürürlüğe Girmesi:
Ankara Anlaşması, 12 Şubat 1964 tarihinde GATT'ın
onayına sunulmuş; Topluluk üyesi ülkeler ile
Türkiye'nin Parlamentolarında da onaylandıktan sonra,
1 Aralık 1964 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Ankara Anlaşması, Türkiye'nin Topluluğa tam üye
sıfatıyla katılabilmesi yolunu açık tutmakta ve
yürürlük süresine ilişkin bir hüküm de
taşımamaktadır. Bir diğer deyişle, Anlaşma'nın fesih
hükmü yoktur. Bu nedenle, Anlaşma, amaçları
gerçekleşene kadar yürürlükte kalacaktır.
Ankara Anlaşması'nın Dönemleri
Ankara Anlaşması, Türkiye ile Topluluk arasında
hazırlık, geçiş ve son dönem olarak adlandırılan üç
kademede tamamlanacak bir ortaklık ilişkisi
kurmaktadır.
Hazırlık döneminde Türkiye-AET ilişkilerinin
geliştirilmesi bakımından, Türkiye herhangi bir
yükümlülük üstlenmemekte olup, geçiş dönemi ve son
dönem boyunca üstleneceği yükümlülükleri yerine
getirebilmesi için Topluluğun yardımı ile
ekonomisini güçlendirmesi öngörülmüştür. Bu dönem
içinde kullanılmak üzere, Türkiye'ye 175 milyon ECU
tutarında kredi de sağlanmıştır (I. Mali Protokol).
Bu dönemin en az 5, en çok 10 yıl sürmesi
öngörülmüştür.
Hazırlık döneminin uzatılmış süresi içinde,
Türkiye'nin isteği üzerine bir sonraki dönemin (geçiş
dönemi) koşullarını, süre ve sıralarını belirlemek
üzere Topluluk ile yeniden müzakerelere başlanmış ve
23 Kasım 1970 tarihinde Katma Protokol imzalanmıştır.
Üye ülkelerin Parlamentoları tarafından onaylanması
gereken Katma Protokol'ün ticari hükümleri, onay
işlemlerinin zaman alabileceği düşüncesiyle, ayrıca
aktedilen Geçici Anlaşma ile 1.9.1971 tarihinde
yürürlüğe girmiştir. Bu Anlaşmayla hazırlık dönemi
sona ermiş ve geçiş dönemi fiilen başlamıştır.
Ancak, geçiş döneminin hukuken başlaması, Katma
Protokol'ün 1 Ocak 1973 günü yürürlüğe girmesiyle
olmuştur. Bir diğer ifadeyle, gümrük indirimlerinin
gerçekleştirilme amacına yönelik Topluluk
yükümlülükleri 1971'de, Türkiye'nin bu alandaki
yükümlülükleri ise, 1973'te başlamıştır.
Geçiş döneminin amacı, karşılıklı ve dengeli
yükümlülükler esası temelinde gümrük birliğinin,
gelişen bir şekilde yerleşmesini sağlamak ve
Türkiye'nin ekonomi politikalarını Topluluğun
ekonomi politikalarına yaklaştırmaktır (Madde 4/1).
Bu dönemin en fazla 12 yıllık bir süreyi kapsaması
öngörülmüştür.
İngiltere, İrlanda ve Danimarka'nın AET'ye 1973
yılında "tam üye" olarak katılmaları üzerine, Katma
Protokol rejimi bir Tamamlayıcı Protokol'la (30
Haziran 1973) bu üç ülkeye de genişletilmiş (uyum
sağlanmış) ve Tamamlayıcı Protokol'ün ticari
hükümleri bir diğer geçici anlaşmayla, 1 Ocak 1974
tarihinde yürürlüğe konulmuştur.
Ankara Anlaşması'nın Katma Protokol ile düzenlenen
Geçiş Dönemi'nin tamamlanmasını izleyen dönemde ise,
"Son Dönem" başlamaktadır. Bu dönem Türkiye ile AET
arasındaki Gümrük Birliğine dayanır. Bu dönemde,
tarafların ekonomi politikaları arasındaki eşgüdümün
güçlendirilmesi sağlanacaktır. Ankara Anlaşması, son
dönem için bir süre saptamamış, bunu Madde 28 ile
taraflara bırakmıştır:
"Anlaşma'nın işleyişi, Topluluğu kuran Antlaşma'dan
doğan yükümlülüklerin tümünün Türkiye tarafından
üstlenilebileceğini gösterdiğinde, Akit Taraflar,
Türkiye'nin Topluluğa katılma olanağını
inceleyeceklerdir".
ORTAKLIK İLİŞKİSİNDEKİ DÖNEMLER
A. ANKARA ANLAŞMASI (1964), ORTAKLIK İLİŞKİSİNİ;
5 YIL SÜRECEK BİR HAZIRLIK DÖNEMİ (UZATMALARLA 10
YILA ÇIKABİLECEK),
12 YIL SÜRECEK BİR GEÇİŞ DÖNEMİ (BAZI İSTİSNALARLA
22 YILA ÇIKABİLECEK),
TAM ÜYELİĞİN ŞARTLARININ MÜZAKERE EDİLECEĞİ SON
DÖNEM
ÇERÇEVESİNDE ÜÇ AŞAMALI BİR SÜREÇ OLARAK
ÖNGÖRMEKTEDİR.
B. KATMA PROTOKOL (1973), ORTAKLIK SÜRECİNİN GEÇİŞ
DÖNEMİNE DOLAYISIYLA GÜMRÜK BİRLİĞİNE İLİŞKİN
ŞARTLARINI BELİRLEYEN BİR ANLAŞMADIR.
C. 1/95 SAYILI TÜRKİYE-AB ORTAKLIK KONSEYİ KARAR
METNİ (1995), GÜMRÜK BİRLİĞİ'NİN TAMAMLANMASINA
İLİŞKİN ŞARTLARI BELİRLEYEN BİR KARAR METNİDİR.
TÜRKİYE-AT ORTAKLIK ORGANLARI
A. TOPLULUK İLE ARAMIZDAKİ ORTAKLIK İLİŞKİSİNDE
SÜREKLİLİĞİ SAĞLAMAK VE SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNE UYGUN
ZEMİNLERİN YARATILABİLMESİ İÇİN:
DANIŞMA ORGANI OLARAK TÜRKİYE-AB KARMA PARLAMENTO
KOMİSYONU,
KARAR ALMA ORGANI OLARAK ORTAKLIK KONSEYİ,
TEKNİK DÜZEYDE ORTAKLIK KOMİTESİ VE
GÜMRÜK İŞBİRLİĞİ KOMİTESİ,
OLUŞTURULMUŞTUR.
B. 1/95 SAYILI TÜRKİYE-AB ORTAKLIK KONSEYİ KARAR
METNİNİN 50-51 INCİ MADDELERİ UYARINCA BİLGİ VE
GÖRÜŞ ALIŞVERİŞİ SAĞLAMAK, ORTAKLIK KONSEYİ'NE
TAVSİYELERDE BULUNMAK VE GÜMRÜK BİRLİĞİ'NİN DÜZGÜN
İŞLEYİŞİNİ TEMİNEN GÖRÜŞ BİLDİRMEKLE GÖREVLİ BİR
TÜRKİYE-AB GÜMRÜK BİRLİĞİ ORTAK KOMİTESİ TESİS
EDİLMESİ KARARLAŞTIRILMIŞTIR.
Ortaklık Organları:
Ankara Anlaşması'nın 6 ncı maddesi, ortaklık
rejiminin uygulanmasını ve gittikçe gelişmesini
sağlamak için Akit Tarafların bir "Ortaklık Konseyi"
teşkil etmelerini; 24 üncü maddesi de, Ortaklık
Konseyi'nin "görevlerinde kendisine yardımcı
olabilecek her komiteyi" kurabileceğini
öngörmektedir. Bu çerçevede kurulmuş Türkiye-AET
ortaklık organları aşağıda sıralanmaktadır.
1. Ortaklık Konseyi
Ortaklık Anlaşması'nın 6 ncı maddesi, akit
tarafların, ortaklık rejiminin uygulanmasını ve
gittikçe gelişmesini sağlamak için Anlaşma ile
verilen görevlerin sınırları içinde eylemde
bulunacak Ortaklık Konseyi çerçevesinde
toplanmalarını hükme bağlamaktadır.
Ortaklık Konseyi, gümrük birliğinin gelişen şekilde
yerleşmesi ve ortaklığın iyi işlemesi hedefiyle
Türkiye'nin ekonomi politiklarının Topluluğunkine
yakınlaştırılmasını ve gerekli ortak eylemlerin
geliştirilmesini sağlamak için, Anlaşma kapsamına
giren alanlara ilişkin hükümlerin uygulama koşul,
usul, sıra ve sürelerini ve yararlı görülecek her
türlü korunma kurallarını tesbit etmek üzere
kurulmuştur.
Türkiye-AET Ortaklığı'nın en önemli organı olan
Ortaklık Konseyi'ne, Anlaşma ile belirtilen
amaçların gerçekleştirilmesi için "karar alma
yetkisi" verilmiştir. Taraflar, bu kararların yerine
getirilmesinin gerektirdiği tedbirleri almakla
yükümlüdür. Konsey ayrıca tavsiyelerde de
bulunabilir (Ankara Anlaşması Madde 22/1). Konseyin
karar alma yetkisi, Ankara Anlaşması'nın 22/3 ncü
maddesindeki "Geçiş döneminin başlaması ile,
Ortaklık rejiminin gerçekleşmesi yolunda, Anlaşma
amaçlarından birine ulaşmak için, akit tarafların
bir ortak davranışı gerekli görüldüğü takdirde,
Anlaşma bunun için gerekli davranış yetkisini
öngörmese bile, Ortaklık Konseyi uygun kararları
alır" şeklindeki hüküm ile, geçiş dönemi esnasında
özellikle arttırılmaktadır.
Ortaklık Konseyi Anlaşma'nın hedeflerini gözönünde
tutarak, ortaklık rejiminin sonuçlarını belirli
aralıklarla inceler. Bu incelemenin, Türkiye'nin
geçiş dönemi ve son dönem boyunca kendisine düşecek
yükümlülükleri üstlenebilmek için ekonomisini
Topluluğun yardımı ile güçlendirmesi esasına dayanan
hazırlık dönemi boyunca bir görüş teatisi sınırları
içinde kalması öngörülmüştür (Ankara Anlaşması Madde
22/2).
Ankara Anlaşması'nın 25 inci maddesi gereğince, akit
taraflar, Anlaşma'nın uygulama ve yorumu ile ilgili
olarak Türkiye'yi, Topluluğu, veya Topluluk üyesi
bir devleti ilgilendiren her anlaşmazlığı Ortaklık
Konseyi'ne getirebilir. Konsey, anlaşmazlığı, karar
yolu ile çözebileceği gibi, Avrupa Toplulukları
Adalet Divanı'na veya mevcut herhangi bir başka
yargı merciine götürmeyi kararlaştırabilir.
Taraflardan herbiri, kararın veya hükmün yerine
getirilmesinin gerektirdiği tedbirleri almakla
yükümlüdür.
Ortaklık Konseyi, bir yandan Türk Hükümeti
temsilcilerinden, öte yandan, AET Konseyi ile
Komisyonu ve üye ülke hükümetlerinin
temsilcilerinden oluşmaktadır. Ortaklık Konseyi
Başkanlığı, altışar aylık süreler için Türkiye ile
Topluluk temsilcilerinden biri tarafından, sıra ile
yürütülür.
Konsey, kararlarını oybirliği ile alır. Türkiye'nin
ve Topluluk tarafının birer oyları vardır.
Ortaklık Konseyi, iç tüzüğü gereğince, en az altı
ayda bir defa Bakanlar düzeyinde toplanır. Bu
oturumlar dışında Konsey, anılan Konsey üyelerinin
temsilcileri düzeyinde biraraya gelir.
Konsey Başkanı her oturumun geçici gündemini
belirleyerek, taraflara, oturumun gerçekleşmesinden
en az 15 gün önce iletir. Geçici gündem, oturumun
gerçekleşmesinden en az 21 gün önce, oturumda ele
alınması talebi ile Başkan'a ulaştırılmış olan
hususları kapsar. Gündem, her oturumun başlangıcında,
Ortaklık Konseyi tarafından kararlaştırılır. Geçici
gündemde yeralan hususların dışında bir hususun
gündemde yeralabilmesi, bir yandan Topluluğun ve üye
devletlerin, öte yandan Türkiye'nin uzlaşmasına
bağlıdır.
Ortaklık Konseyi, görevlerinde kendisine yardım
edebilecek ve özellikle Anlaşma'nın iyi yürütülmesi
için gerekli işbirliğini sağlayacak bir Komiteyi
kurma yetkisini haizdir. Nitekim, 1964 yılında
yapılan Ortaklık Konseyi toplantısı ile Ortaklık
Komitesi, 1965 tarihli bir toplantı ile de Karma
Parlamento Komisyonu kurulmuştur.
Ortaklık Konseyi, yukarıda açıklanmış bulunan yapısı
ve yetkileri çerçevesinde, Türkiye-AET ilişkilerinin
şekillendirilmesi ve yönlendirilmesi bakımından en
etkin kuruluş olarak, siyasi konularda olduğu kadar,
ekonomik ve ticari ilişkilerde de önem arz
etmektedir.
2. Ortaklık Komitesi
Ortaklık Konseyi'nin 3/64 sayılı Kararı ile kurulmuş
bir "yardımcı organ"dır. Yapısı Ortaklık Konseyi'ne
benzeyen Komite'nin görevi, Ortaklık Konseyi'nin
gündemini hazırlamak ve Ortaklık Konseyi'nin
vereceği talimatlara uygun olarak, Ortaklık
ilişkisiyle ilgili teknik sorunlar üzerinde
incelemeler yapmaktır.
Ortaklık Komitesi teknisyenlerden oluşan bir
organdır. Komite'nin hazırladığı raporlar oylama
yapılmaksızın doğrudan Ortaklık Konseyi'ne sunulur.
3. Karma Parlamento Komisyonu (KPK)
Ankara Anlaşması'nın 27 nci maddesi uyarınca
oluşturulan Karma Parlamento Komisyonu, 14 Mayıs
1965 tarihli Avrupa Parlamentosu Kararı, 22 Haziran
1965 tarihli TBMM Kararı, 14 Temmuz 1965 tarihli
Cumhuriyet Senatosu Kararları ve nihayet 27 Temmuz
1965 tarihli 1/65 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı'na
dayanarak kurulan, ortaklığın "demokratik" denetim
organıdır.
KPK, TBMM ve Avrupa Parlamentosu'ndan 18'er üye
olmak üzere toplam 36 üyeden oluşur ve yılda 2 kez
toplanır.
KPK'nun görevi, Ortaklık Konseyi tarafından
hazırlanan yıllık faaliyet raporlarını incelemek ve
ortaklığa ilişkin konularda fikir teatisinde ve
tavsiyelerde bulunmaktır.
4. Gümrük İşbirliği Komitesi (GİK)
Gümrük İşbirliği Komitesi, Ankara Anlaşması'nın,
Ortaklık Konseyi'ni, görevlerinde kendisine yardımcı
olabilecek her Komite'yi kurmaya yetkili kılan 24
ncü maddesine dayanılarak 15.12.1969 tarihinde
alınan 2/69 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı ile tesis
edilmiştir.
İlk toplantısını 28.10.1979 tarihinde gerçekleştiren
ve 12.11.1982 tarihinde yaptığı 9 uncu
toplantısından sonra 10 yıl süre ile toplanamayan
Komite, 3 Aralık 1992 tarihinde gerçekleştirdiği 10
uncu toplantısından itibaren düzenli işleyen ve
gümrük birliğinin tamamlanması sürecinde gümrüklerle
ilgili teknik hususları ele alarak Ortaklık
Konseyi'ne önemli ölçüde yardım sağlayan bir
platform haline gelmiştir. Gümrük Birliği'nin
tamamlanmasından sonra ise Komite, görev alanı
çerçevesinde karşılaşılan teknik sorunların ele
alınıp çözümler arandığı aktif bir zemin halini
almıştır.
Görevi, Ortaklık Anlaşması'nın gümrükle ilgili
hükümlerinin doğru ve yeknesak bir şekilde
uygulanması amacıyla akit taraflar arasında idari
işbirliğini sağlamak ve Ortaklık Komitesi'nin gümrük
alanında kendisine tevdi edebileceği her türlü diğer
görevi yürütmektir. 1/95 sayılı Türkiye-AB Ortaklık
Konseyi Kararı, Topluluk Gümrük Kodu ile Uygulama
Yönetmeliği ile düzenlenen bazı alanlarda (ürünlerin
menşei, gümrük değeri, gümrük beyanları, serbest
dolaşıma giriş, askıya alma düzenlemeleri, gümrük
borcu, başvuru hakkı, vb) mevzuat uyumunun
sağlanması ve ilgili hükümlerin uygulanması için
gerekli tedbirlerin alınması sorumluluğunu Gümrük
İşbirliği Kopmitesi'ne vermiştir.
Gümrük İşbirliği Komitesi, üye devletler gümrük
uzmanları ve Komisyon servislerinin gümrük sorunları
ile ilgili memurları ile Türk gümrük uzmanlarından
oluşur.
5. Gümrük Birliği Ortak Komitesi
1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı, gümrük
birliğinin işleyişiyle doğrudan ilgili alanlarda (ortak
ticaret politikası, ortak rekabet politikası, gümrük
mevzuatı vb.), Türk mevzuatının Topluluk mevzuatıyla
sürekli uyumu ilkesini getirmiş ve bu ilkeyi hayata
geçirmek için de "Gümrük Birliği Ortak Komitesi" adı
altında yeni bir organ tesis etmiştir.
Gümrük Birliği Kararı'nın 50/1. maddesiyle kurulan
ve akit tarafların temsilcilerinden oluşan Gümrük
Birliği Ortak Komitesi'nin başlıca ilgi alanı teknik
konulardır. Ortaklık Anlaşmasıyla oluşturulan diğer
kurumlar varlığını sürdürmeye devam edecektir.
Gümrük Birliği Ortak Komitesi, bilgi ve görüş
alışverişini yönlendirir, Ortaklık Konseyi'ne
tavsiyelerde bulunur ve gümrük birliğinin doğru
işleyişini sağlamak amacıyla görüş bildirir. Komite
bazı konularla sınırlı olmak üzere, yeni bir mevzuat
yaratmayacak ve Topluluk mevzuatında değişiklik
oluşturmayacak teknik nitelikli kararlar alabilir.
Gümrük Birliği Ortak Komitesi'nin temel fonksiyonu,
Türkiye'nin gümrük birliğinin işleyişiyle doğrudan
ilgili alanlarda öngörülen mevzuat uyumu ilkesine
bağlı kalmasına yönelik bir danışma prosedürünün
oluşturulmasıdır. Amaç, mevzuat ve uygulamalar
arasındaki farklılık ve çelişkilerin, malların
serbest dolaşımı ilkesini etkilemesini, ticarette
sapma meydana getirmesini ve ekonomik sorunlara yol
açmasını engellemektir.
Gümrük Birliği Kararı'nda ayda bir düzenli olarak
toplanması öngörülmekle birlikte, Gümrük Birliği
Ortak Komitesi bugüne kadar 9 toplantı
gerçekleştirmiştir. Komite'nin etkin ve sürekli
olarak işletilmesi, gerek gümrük birliğinin
işleyişiyle ilgili sorunların aşılması, gerekse
gümrük birliğini doğrudan ilgilendiren alanlardaki
mevzuat hazırlık çalışmalarında Türkiye'nin
başlangıç aşamasından itibaren yer alması açısından
son derece önem taşımaktadır.
|